![]() |
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|
#1 |
|
Guest Üyelik Tarihi: Üye No: Mesajlar: n/a Nerden: Cinsiyet: Web Site: IRC Sunucu: IRC Radyo: Aldığı Beğeni: Beğendikleri: |
Ankara’nın güzelliğini Ankara’da doğan bilir. ‘Denizsiz yaşanır mı’, ‘memur şehri’, ‘hiç eğlence yok’ diyenler; Ankara’da doğmayıp, Ankara’nın kışında sokakta yürümemiş olanlardır.
Doğma büyüme Ankaralı.... Tiyatro sahnelerinde gösterdiği performans ve aldığı ödüllerle oyunculuk kariyerine sağlam bir adım atan Naz Göktan’ı, ‘Doğduğun Ev Kaderindir’ dizisindeki ‘Emine’ karakteriyle tüm Türkiye’ye tanıdı. Ankara’dan çıkıp yolu İstanbul’a uzanan ünlü isimlerden biri olma yolunda ilerleyen genç oyuncuyla hem oyunculuk kariyerini hem de “Beni büyüten adam eden şehirdir” dediği Ankara’yı konuştuk. * Uzun yıllar tiyatro yaptınız. ‘Doğduğun Ev Kaderindir’ dizisi televizyon anlamında ilk profesyonel işiniz. Sizin için nasıl bir tecrübe oldu? Yepyeni bir dünyada, yepyeni tecrübeler yaşayacağımı bilerek geldim İstanbul’a. İlk işim olması açısından benim için çok kıymetli bir işe başladım. Yönetmenim Çağrı Bayrak’la ilk tanıştığım günden bu yana süren şahane bir macera oldu. Halen öğrenmeye, şaşırmaya, çalışmaya ve üretmeye devam ettiğimiz bir macera. Çok keyifli olduğunu söyleyebilirim. Tiyatronun yeri bende çok ayrı. Kendimi özgür ve özgüvenli hissettiğim, yaşadığımı iliklerime kadar duyumsadığım yer tiyatro sahnesi. Üç yaşından beri sahnedeyim. Sahnenin büyüsü ve kıymeti çok büyük ve tarifsiz. Ölene kadar sahnede olmayı diliyorum. Ancak ekranın da kendi içinde başka bir büyüsü var. Bunu hem seyirci hem de oyuncu olarak hissediyorum. ‘Doğduğun Ev Kaderindir’, benim meslek hayatımda sanırım yaptığım en kıymetli iş olacak. * Sahnelerden sonra sete girmek sizi nasıl etkiledi? Konservatuvarda okuduktan sonra, profesyonel olarak oyunculuğa tiyatroyla başladığım için elbette bir takım kaygılar ve endişeler taşıyordum. Temelde aynı mesleği yapmaya devam edecektim, bunu biliyordum, ancak kamera önü bilmediğim bir dünyaydı. Kamera önünde olmanın farklı teknikleri var. Bunu okulda aldığımız ‘kamera önü oyunculuk’ dersleriyle tecrübe etme şansı yakaladım, ancak yine de elbette zor bir süreç başladı benim için. Sahnede bir buçuk saate yakın bir performans gösteriyorsunuz. Öncesinde dilediğiniz kadar uzun tutabileceğiniz bir hazırlık süreciniz var. Konsantrasyon, odaklanma egzersizleriyle sahneye hazırlanma aşamaları ve başından sonuna kadar bölünmeden, kesilmeden sürdürdüğünüz bir performans var. Kamera önünde sanırım en zorlandığım ve öğrenmem gereken şey buydu. Duyguyu, konsantrasyonu, odağı ne kadar sağlam ve stabil tutabileceğimi deneyimledim. Bir sahneyi kaç tekrarla aynı yoğunlukla oynayabileceğimi tecrübe ettim. Kamera açıları, ses, mikrofon, devamlılık gibi teknik çok fazla detay vardı öğrenmem gereken. ‘Bence yapabilirim’ dedim ve setin çekirgesi olarak herkesten bir şeyler öğrenmeye gayret ettim. Öğrenmeye de devam ediyorum. |
|
|
|
![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
| Forum | Bilgilendirme |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2023, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1 Forum Barinma ve Kurucusu: www.ozlubilisim.com İRCForumun.NET Forum Sahibi: karizma_ |
|